TELSİZ HAKKINDA BİLGİ

TELSİZ HAKKINDA BİLGİ 
 
Hangi Telsizi Almalıyım
TELSİZ HABERLEŞMESİ NEDİR
TELSİZ HABERLEŞMESİ NEDİR? 
"Telsiz haberleşmesi" elektromanyetik dalgalar yardımıyla, ses, resim ve benzeri bilgilerin bir noktadan diğerine gönderilmesi işlemine verilen genel tanımdır

TELSİZ HABERLEŞME CİHAZLARI VE SİSTEMLERİNİN GRUPLANDIRILMASI NASIL OLUR? 
Telsiz cihazlarını ve Telsiz Haberleşme Sistemlerini, farklı şekilde gruplara ayırmak mümkündür. 
Telsiz kullanım alanlarına göre: 
KARA
HAVA
DENİZ
haberleşmesinde kullanılan telsiz sistem ve cihazları olarak üçe ayrılır
Bir başka gruplandırma: 
EL
ARAÇ
SABİT
telsiz cihazları olarak yapılabilir.
Çalışma frekanslarına göre: 
HF
VHF
UHF
olarak ayrılabilir. 
Tüm bu gruplandırmalardan ayrı olarak özel kullanım amaçlarına yönelik telsiz cihaz ve sistemleri de vardır. Kara telsiz cihazları, adından da anlaşılacağı gibi kara haberleşmesinde deniz telsiz cihazları belli kapasitenin üzerindeki her türlü deniz taşıtının kendi aralarında veya kıyı istasyonlarıyla haberleşmelerinde, hava telsiz cihazları da hava taşıtlarının kendi aralarında veya yer istasyonlarıyla haberleşmelerinde kullanılan cihazlardır.
FREKANS BANTLARI NEYİ İFADE EDER? 
Telsiz cihazlarının kullanılacağı arazi şekilleri ve haberleşme mesafesi frekans bantlarının seçiminde etkili olmaktadır. Buna göre UHF bandında çalışan bir telsiz sisteminde haberleşme mesafesi birkaç km. ile sınırlıyken, HF bandında kıtalararası haberleşmeden bahsetmek mümkündür

TELSİZ CİHAZLARINI MEYDANA GETİREN ANA PARÇALAR NELERDİR? 
Telsiz Cihazları, telsizin kendisi,besleme ünitesi, anten, anten kablosu ve mikrofon gibi bazı parçalardan oluşur. 
Telsiz Cihazının çalışması için gerekli elektrik enerjisini sağlayan besleme üniteleri, el cihazlarında doldurulabilir Ni-Cd pillerden oluşan batarya bloğudur. 
Telsizlerinin anteni, cihazın üzerine takılan, bükülebilir, lastik kaplı helis antendir. Mikrofonları ise cihazın üstünde yer alır. 
Araç cihazlarında beslemeyi, aracın elektrik tesisatı, aküsü sağlar. Anten aracın dışına takılan ve koaksiyel bir anten kablosuyla cihaza bağlanır. Bu cihazlarda spiral kablolu bir el mikrofonu bulunur. 
Sabit telsiz cihazları, 220V AC şebeke gerilimini 13.8V DC'ye çeviren ve yaklaşık 10 ila 15 A akım verebilen bir besleme sistemiyle çalıştığı gibi besleme sistemi içerisinde olan cihazlar da vardır. Bu cihazlarda bina dışına takılan bir sabit anten ve anten cihazı arası mesafeye göre uygun tipte koaksiyel tablo kullanılır. Mikrofon, tercihe göre masa yada el mikrofonu şeklinde olur. 
TELSİZ CİHAZLARININ İÇ YAPISI NASILDIR? 
Bir telsiz cihazı çeşitli bölümlerden meydana gelir. Ana hatlarıyla bölümler şunlardır:

Alıcı bölümü
Verici bölümü
Çıkış ya da Güç Katı
Sentezör
Ses çıkış katı
Ara frekans bölümü
Telsiz cihazları, çalışma frekanslarının belirlenmesinde kullanılan teknikler, modülasyon tipleri, bant genişlikleri gibi bir takım teknik özellikler yönünden de farklı özellikler gösterirler
HABERLEŞMENİN GERÇEKLEŞMESİ NASIL OLUR? 
Bir telsiz haberleşmesinin varlığından söz edebilmek için aynı frekanslarda çalışabilen, teknik özellikleri birbirinin aynı olan en az iki cihaz gereklidir. Haberleşme, verici konumundaki (gönderme yapan) cihazdan çıkarak kablo ve anten vasıtasıyla boşluğa yayılan elektromanyetik dalgaların, alıcı durumundaki cihazın anteni ve kablosu yoluyla alıcı cihaza (dinleme yapan) ulaşması şeklinde olur.

MODÜLASYON ÇEŞİTLERİ NELERDİR? 
Telsiz haberleşmesinde ve elektromanyetik dalgalar yardımıyla yapılan yayınlarda (Radyo, TV) değişik modülasyon tiplerinden bahsetmek mümkündür. Bunlardan başlıcaları: Genlik (AM) ve Frekans (FM)modülasyonlarıdır. 
Modülasyon; gönderilmek, yayınlanmak istenen işarete bağlı olarak taşıyıcı dalganın bazı özelliklerinin değiştirilmesi işlemidir. Bu işlemin alıcı cihazda yapılan tersi işleme ise demodülasyon denir. 
Frekans modülasyonu (FM), gönderilmek istenen işarete bağlı olarak taşıyıcı dalga frekansının sıklığının değiştirilmesidir. 
Genlik modülasyonu (AM), gönderilmek istenen işarete bağlı olarak taşıyıcı dalganın genliğinin değiştirilmesidir. 
Günümüz kara haberleşmesinde genel olarak VHF, UHF bantlarında, FM modülasyonunda, frekans sentezörlü telsizler kullanılmaktadır. 
Deniz bandında ise VHF, 156.000 - 163.000 Mhz arası, frekans sentezörlü, uluslararası standartlarla belirlenmiş özellikleri olan FM modülasyonlu telsizler kullanılmakyadır. 
Yine, uluslararası standartlar gereği hava telsizleri, 118 - 136 Mhz arası AM modülasyonlu olarak çalışırlar. 
AKTARICI SİSTEMLER (RÖLE, REPEATER CİHAZLARI) NEDİR? 
VHF, UHF bantlarında arazi şekilleri ve/veya istasyonlar arası mesafe haberleşmeyi güçleştiren, bazen de imkansız hale getiren faktörlerdir. Bu gibi durumlarda röle ya da aktarıcı istasyon denilen birtakım cihazlardan istifade edilir. 
Temel olarak bir röle cihazı yüksek kazançlı bir anten, az kayıplı bir anten kablosu, filtre ünitesi (duplekser), alıcı ve verici bölümler ile bunların kontrol ünitesinden meydana gelir. Alıcı ve verici frekansları arasında farklılık bulunan röle cihazları filtre ünitesinin yardımıyla, alıcısının duyduğu işaretleri aynı anda vericisinden güçlendirilmiş olarak yayınlar. 
Rölenin konulduğu yerin yükseltisi ile doğru orantılı olarak geniş bir haberleşme alanı alde edilmiş olur. 
İki telsiz cihazının aynı frekansları farklı olduğu ve aktarıcı bir sistemin yardımı olmadan yaptıkları görüşmeye "simplex" görüşme denir. 
Gönderme ve dinleme frekanslarının farklı olduğu ve aktarıcı bir sistemin yardımıyla yapılan telsiz görüşmelerinde ise "semiduplex" görüşme denir. Semiduplex ve simplex haberleşmelerde telsiz cihazlarının alıcı ve verici bölümleri aynı anda çalışmazlar. 
Röle cihazları ise full dupleks çalışan cihazlardır.
CTCSS (DUYMAALTI TON KONTROLLÜ SİSTEMLER) NEDİR? 
67 Hz - 250 Hz arası sesleri insan kulağının duymamasından hareketle telsiz haberleşmesinde kullanılan cihazların alıcılarının bu frekanslardaki işaretlerle kontrol edilmesidir. İki telsiz cihazının haberleşmesi için aynı çalışma frekanslarında olmaları gerektiğini belirtmiştik. CTCSS kontrollü sistemlerde buna ilave olarak cihazların aynı tonda çalışmaları gerekir.

COMMUNITY RÖLE SİSTEMLERİ (ORTAK KULLANIM SİSTEMLERİ) NELERDİR?
CTCSS ton kontrolü ile bir röle cihazından değişik gruplara ayrılmış kullanıcıların yararlanmasına olanak tanıyan sistemlerdir.

TRUNK SİSTEMLERİ NEDİR? 
Röle üzerinden yapılan haberleşmenin en gelişmiş şeklidir. Bu sistemler birden çok röle cihazının bir kontrol ünitesi yardımıyla birbirine bağlı olarak çalıştırılmasıesasınadayanır 
Kontrol ünitesi, birbiriyle görüşecek kullanıcıları biraraya getirerek o anda boş olan röleden haberleşme yapmalarını sağlar.

Alıcılar
Alıcı teknolojisinde basit akortlu radyodan süperheterodin radyoya geçiş bir milat olarak kabul edilebilir. Basit akortlu radyo beraberinde birçok dezavantaj getirmekteydi. Akort devresi ayarlanarak farklı bir istasyona geçildiğinde, devrenin bant genişliği önemli ölçüde değişmektedir. Örneğin orta dalga bandında radyo dinlerken, istasyonu değiştirdikçe alma bandı genişleyerek birkaç istasyonu bir arada dinlemenize, yani karışmaya yol açar. 
Diğer önemli dezavantaj ise, daha yüksek taşıyıcı frekansları kullanıldığında, antenden alınan sinyalin yükseltilmesi için kullanılan yüksek frekans yükselteçlerinin akortlanma zorunluluğudur. Bu ve buna benzer dezavantajları ortadan kaldırabilmek için heterodinleme geliştirilmiştir.


Şekilde bir süperheterodin alıcının blok şeması görülüyor. Süperhet alıcının anahtar işlevi karıştırma - dönüştürme dir. Antenden alınan yayın ile radyoda üretilen sinyal karıştırılır. Radyoda, yerel osilatör ile üretilen sinyal aslında modülesiz taşıyıcı sinyaldir. Ancak, frekansı taşıyıcının frekasında belirli bir miktar düşük yada yüksektir.

Karıştırıcının görevi, girişlerine uygulanan iki sinyalin frekans toplamlarını ve farklarını üretmektir. Yani girişe A ve B frekanslarında iki sinyal uygulanırsa, çıkışta A+B ve A-B frekansları görülür. 

Örneğin 1200 KHz frekansında bir yayın dinlemek istiyor olalım. Yerel osilatörümüzün salınım frekansını 1655 KHz ye ayarlayalım. Bu durumda, karıştırıcı çıkışında 1655 + 1200 = 2855 ve 1655 - 1200 = 455 KHz frekanslarında iki sinyal elde edilir. Elde ettiğimiz bu iki sinyal de aynı şekilde modülelidir, yani üzerinde ses taşımaktadırlar. Bant geçiren filtremiz bu noktada devreye direr ve sadece fark frekansı olan 455 KHz nin geçmesine izin verir. 455KHz standart bir frekanstır. 

Bu noktada, elimizde 455 KHz frekansında ve ses ile modüleli bir taşıyıcı var.Bu sinyale "ara frekans (IF)" adı verilir. Yayını daha rahat dinleyebilmek için arafrekans sinyalini yükseltmemiz gerekir. Bir arafrekans yükselticisi sinyali kuvvetlendirir. Demodülatör ise bildiğimiz diyot-kapasitör çiftidir. Ses, tıpkı akortlu radyoda olduğu gibi kuvvetlendirilir ve hoparlörden duyulur. 

Dinlemek istediğimiz istasyonu değiştirmek istediğimizde arafrekansın anlamı ortaya çıkar. Örneğin 1000 KHz deki bir istasyona geçiş yapalım. Bu durumda yerel osilatör frekansımızı 1455 KHz ye ayarlarız. Karıştırıcı çıkışında, 1455 - 1000 = 455 KHz lik arafrekans oluşur. Görüldüğü gibi hangi istasyona ayarlı olursak olalım arafrekansımız hep aynı kalır. Sabit arafrekansın getirdiği avantajlardan biri bant geçiren filtremizin akort gerektirmemesidir. Böylece, dinlediğimiz bandın genişlişi sabit kalır ve seçiciliğimiz artar. İkinci faydası arafrekans yükselticisi kullanabilmemizdir. Yükseltici arafrekansa akortludur ve frekans değişmediğinden kazancı da değişmez. Yükselteç kullanmayan bir akortlu radyoda en kuvvetli yayınları bile dinlemek için onlarca metre antene ihtiyaç duyulur. Oysa bir süperheterodin radyo, çok çok daha küçük bir antenle ve toprak bağlantısı olmadan yayınları çok daha net alabilir. 

Esasında karıştırıcı girişine onlarca radyo yayını ulaşır. Herbir yayın frekansı için karıştırma uygulanır. Ancak sadece yerel osilatörün 455KHz aşağısındaki yayın dinlenebilir. Bu seçimi bant geçiren filtre yapmaktadır. Filtrenin kalitesi, radyomuzun seçiciliğini arttırır.


 sinyalin frekansı azalıp artmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır. Birincisi, taşıyıcı sinyalin frekansı +- ne kadar değişebileceğidir. Başka bir değişle, merkez frekansından ne kadar sapabileceğidir. Meydana gelecek sapma, modüle eden sinyalin genliği ile orantılıdır. Örneğin taşıyıcının bir konuşma sinyali ile modüle edildiğini varsayarsak, sesin yükseldiği anlarda taşıyıcı frekansı yükselecek, sesin azaldığı anlarda ise alçalacaktır.

Dikkat edilmesi gereken ikici önemli nokta ise, modüle edici sinyalin ne kadar hızla değiştiğidir. Başka bir deyişle, modüle eden mesaj sinyalinin olası en yüksek frekansının ne olduğudur. Bahsettiğimiz bu iki önemli nokta, FM sisteminin bant genişliğini belirleyen iki önemli parametredir. FM dalga şekline dikkat ettiğimizde sinyalin sadece frekansının değiştiği, genliğinin ise sabit kaldığı görülmektedir. Bu FM nin avantajlarından biridir ve sisteme gürültüye karşı bağışıklık kazandırmaktadır. Zira, sinyalin havadan iletimi ve cihazlar içerisinde işlenmesi esnasında eklenebilecek birçok gürültü toplamsal özellikledir, yani genlik değiıimleri oluşturacak biçimdedir. FM de sistemin genlik değişimleri ile ilgilenmediğimizden toplamsan (additive) gürültülere karşı doğal bir bağışıklık kazanılmış olur.

FM iletişimde kullanılan önemli bir parametre modülasyon indexidir. Modülasyon indexi, basitçe, frekansın merkez frekanstan ne kadar saptığının bir ölçüsü olarak tanımlanabilir. Darbant FM sistemlerinde modülasyon indexi 1 den küçüktür. Genişbant FM de ise 1 den büyük tutulur. Dar bant FMde, teorik bant genişliği, modüle edici sinyalin genişliği kadardır. Örneğin 3KHz lik sabit frekanslı bir ton ile 100MHz lik bir taşıyıcıyı modüle ettiğimizde, şayet index <=1 ise bant genişliği yaklaşık 3KHz olur. Ancak, konuşma taşıyan bir FM sisteminin, en yüksek modüle edici frekansı 3KHz olmasına rağmen toplam bant genişliği 3KHz den çok daha büyük olur. Bunun sebebi, konuşma sinyali frekansının sabit 3KHz olmaması ve zaman içerisinde değişmesidir. Bu basit tanımı ile, modüle edici sinyalin de aslında frekansı modüleli bir sinyal olması durumudur. Gerçek bir örnek vermek gerekirse, 433MHz ticari telsiz kanallarında, taşınabilecek en yüksek mesaj sinyali frekansı yaklaşık 3KHz dir. Ancak, modüleli 433MHz lik taşıyıcının iletilebilmesi için 12.5KHz genişlişinde bir bant kullanılmaktadır.



FM SİSTEMLER

 örnek bir dar bant FM spektrumu görülmektedir. Geniş bant FM de çok fazla sayıda ve yaygın harmonikler oluşur.
Geniş bant FM sistemlerde, teorik olarak çok çok büyük bir bantgenişliği kullanılmalıdır. 88-108 MHZ bandını kullanan FM radyo kanalları 200KHz lik bir bant kullanmaktadırlar. 200KHz stereo yayın için gereken genişliktir. Bant başı ve bant sonlarında bir miktar emniyet boşluğu bırakılır. Görüldüği gibi, sadece konuşma ileten bir kanal ile kaliteli stereo müzik ileten bir kanal arasında çok ciddi bir bantgenişlişi farkı mevcuttur. FM radyo istasyonlarının verici çıkış güçleri de telsiz cihazları ile karşılaştırılamayacak kadar yüksektir. (Telsiz cihazı 2-20 Watt, FM verici cihazı 2000-10000 Watt) Bu yüzdendir ki, FM radyo yayınlar çok net ve kalitelidir. Sinyal gücü ve bantgenişliğinden fedakarlık edildiği ölçüde kaliteli haberleşme yapılabilinir

Genlik Modüleli İletişim
Haberleşme sistemlerinde, bir bilginin bir noktadan başka bir noktaya en az kayıp ve bozulma ile iletilmesi amaçlanır. Modern kablosuz haberleşme, elektromagnetik dalgaların uzayda yayılabildiklerinin keşfi ile başlar.
Haberleşebilmek için, bir radyo dalgasına ihtiyaç duyarız. Buna taşıyıcı dalga denir. Taşıyıcı dalganın bir veya birkaç özelliği ile zaman içerisinde oynayarak iletmek istediğimiz bilgiyi taşıyıcıya bindiririz. Bu bindirme işlemine modülasyon denir. 
Ses, görüntü gibi devamlı sinyaller iletilebileceği gibi kesikli sinyallerden oluşan veri iletişimi de modülasyon kullanılarak yapılabilir. En ilkel modülasyon çeşidi OOK, yani "on-off keying" dir. Taşıyıcı dalgayı açıp kapatarak OOK yapılabilir. OOK telsiz telgraflarda kullanılmıştır. 

OOK Dalga Biçimi

Dalganın genliğini açıp kapamak yerine daha yavaş değişen başka bir sinyale göre değiştirmek de mümkündür. Buna genlik modülasyonu adı verilir. Genlik modülasyonunda, taşıyıcı dalganın genlik zarfı, sesin genlik değişimine uygun biçimde şekillendirilir. Başka bir deyişle,Ses bilgisi, taşıyıcının genliğine işlenir ve taşıyıcının gittiği yere kadar taşınır. Sesin yükseldiği anlarda taşıyıcının genliği artar, alçaldığında ise azalır. Genlik modülasyonundaki başlıca kural, taşıyıcının frekansı, ses frekansına göre çok yüksek seçilmelidir. Aksi halde taşıyıcının yapısı bozulur.

Genlik modülasyonunda, sesin dalga şekli taşıyıcı dalganın genlik zarfını bir anlamda oymaktadır. Şayet modülasyon gereğinden fazla yapılırsa taşıyıcının genliği çok fazla azalır ve sinyal zayıflayarak uzak istasyonlar tarafından duyulmaz hale gelir. Genlik modülasyonunda bu kurala maksimum modülasyon yüzdesi adı verilir.

Şekilde, en üstte müzik veya konuşma sinyali, ortada yüksek frekanslı taşıyıcı sinyal, en altta ise genlik modüleli sinyal görülmektedir. Burada modülasyon yüzdesi açıkça görülmektedir. Osiloskop görüntüsünde oldukça yüksek bir yüzdede GM sinyali görülüyor

Genlik modüleli yayınları almak için, sinyalin zarfındaki ses sinyalini ayırd etmek gerekir. Ama öncelikle dinlemek istediğimiz taşıyıcıyı seçmeliyiz. Radyo bantlarında kanallar birbirlerinden taşıyıcı frekansları ile ayrılır. İstenilen taşıyıcıyı seçmeye "tuning" yani akortlama adı verilir

Şekilde en basit GM alıcısı görülüyor. Anten ve toprak bağlantıları arasında görülen bobin ve ayarlı kapasitör bir akortlama devresi oluşturur. Esasında akort devresi bir bant durduran filtredir. Dinlemek istediğimiz frekans dışındaki tüm frekanslar için kısa devre gibi davranır. Yani dinlemek istediğimiz frekansın dışındaki tüm frekanslar antenden toprağa akıp gider. Akortladığımız frekans toprağa akamaz ve diyot üzerinden devam eder. Diyot burada doğrusal olmayan yapısı ile işimize yaramaktadır. Basitçe, doğrusal olmayan bölgede çalışan diyot, üzerine uglulanan modüleli sinyali bileşenlerine ayırır. Ses ve taşıyıcı bileşenleri ayrıldıktan sonra artık görevi sona eren taşıyıcıdan kurtulmak gerekir. Bunun iş için seçilen, diyottan sonra yerleştirilmiş kapasitör basit ama etkilidir. Aslında kapasitör bir alçak geçiren filtre gibi çalışır. Yüksek frekanslı taşıyıcı kapasitörden toprağa akar ve yok olur.

Düşük frekanslı ses sinyaline kapasitör büyük direnç(reaktans) gösterir. Kapasitörden toprağa akamayan ses sinyalinin gidebileceği tek yol, büyük üçgen ile gösterilen ses yükseltecidir. Burada kuvvetlendirilen ses sinyali hoparlöre uygulanır. Buraya kadar incelediğimiz sistemler Genlik modüleli iletişimin atalarıdır. Genlik modülasyonu radyoların uzun, orta ve kısa dalgalarında ve uçak telsizlerinde kullanılmaktadır. Ayrıca televizyon yayınlarının görüntü kısmı da bir tür gelişmiş GM biçimi olan "Artık yan bant" modülasyonudur. Modern haberleşmenin hemen her alanında (FM, TV, RADYO, GSM vs.) süperheterodin alıcılar kullanılır. Bir sonraki bölüme geçerek en temel heterodinlemeyi öğrenebilirsiniz. Heterodinleme, çok basit olmasına karşın çok yararlı bir metoddur


CB-Halk Bandı Nedir ?



Uluslararası kullanımda CB (Citizen Band) olarak yerleşen "Halk Bandı", adından da anlaşılacağı üzere halkın, yani herkesin kullanabileceği telsiz haberleşme sistemidir. Düşük erimli (menzilli) olan CB cihazları, yaklaşık 50 kilometre çapındaki bir alanda kişilerin özel haberleşmelerini sağlar. Elbette, atmosferik koşullara bağlı olarak çok daha uzun erimli, örneğin 1500 kilometreyi aşan görüşmeler de yapmak olasıdır.
Ülkeden ülkeye küçük farklıklar göstermekle birlikte, CB-Halk Bandı, 27 Mhz bandında 26965-27405 Khz aralığında, 40 kanal üzerinden gerçekleşir. Genel olarak 4 Watt çıkış gücüne sahip sözkonusu cihazlar ile örneğin aynı kentte yaşayan iki arkadaş, hiç bir telefon ücreti ödemeden, saatlerce konuşabilir. Aynı şekilde, evlere kurulu sabit istasyon ile araçlara takılı mobil istasyonlar arasında, mobil istasyonlar arasında da haberleşme yapılır.
CB-Halk Bandı telsiz cihazlarını kullanmak için bir çok ülkede herhangi bir kayıt ya da ruhsata da gerek yoktur. Cihaz alınır, anten yerleştirilir ve konuşmaya başlanır. Türkiye'de ise, cihazla birlikte "ruhsat" da satıcı tarafından boş olarak verilmektedir. Ruhsatın doldurulması, telsiz harcının yatırılması gerekir.
Amerika ve Avrupa'da CB-Halk Bandı telsiz kullanımı çok daha önceleri serbest bir şekilde yapılabilirken Türkiye'de, 2813 sayılı "Telsiz Kanunu" ile yasal zemine oturtulmuştur. Yasal düzenleme öncesinde de, CB-Halk Bandında haberleşme yapanlar olmuştur Türkiye'de, ancak bütün bu haberleşme "yasadışı" olarak süregelmiş, kısmen de yetkili makamların bilgisi ve toleransı ile gerçekleştirilmiştir.

VHF telsiz nedir?
Çok yüksek frekanslı radyo çevresinde birkaç yıl için olmuştur. Sık sık yayın radyo işlevleri için, hem askeri ve özel iş uygulamaları ile ilgili olarak kullanılan, VHF radyo ortak bugün.

VHF radyo frekansı aralığı otuz üç yüz megahertz arasında. çok daha yüksek bir metre bandında radyolar VHF Bu yerler frekansları AM radyo yayınları tarafından kullanılır. Daha yüksek bir metre dalga kullanımı ile birlikte, VHF radyo da yayın diğer formları daha ses kalitesi daha yüksek bir insidans sağlar. Bu gerçeği iletim kalitesini gürültü ve zayıf sinyalleri filtre eğilimi nedeniyle bir parçasıdır.

ABD'de 1950'lerin başında sırasında, VHF radyo popüler kullanım haline gelmeye başladı. on yıl ilerledikçe, sinyalleri yavru kuş FM istasyonlarından yayın almak için tasarlanmıştır VHF radyo popülerlik kazandı. 1960'ların ortalarında, VHF radyolar ortak gençlik hareketinin savunucuları arasında, birçok FM istasyonları yeni sanatçılar tarafından tüm albümleri oynayan ve daha sonra daha mainstream AM için uygun olduğu düşünülen müzisyenler tarafından kayıtlar teşvik kapsamına alternatif biçimleri deneme idi radyo istasyonları.

VHF radyo ve üstün ses kalitesi frekanslara daha mainstream yayıncılar tarafından kullanılmayan yol açtı. 1970'lerin başında olarak, popüler radyo çoğu FM istasyonlarının varlığı hakim oldu. Bu durum bugüne kadar kalmıştır.

eğlence uygulamaları ile birlikte, VHF radyo da askeri ve denizcilik uygulamaları bir dizi için kullanılır. sinyallerin netlik VHF radyo şifreli mesaj göndermek için ideal gibi yapar mükemmel gönderme ve sıkıntı sinyalleri almak için varlık. Birçok denizcilik kuruluşları VHF telsiz üzerinde hava şartları ile ilgili son bilgileri sürekli ve güvenilir bir bağlantı ile, gemi ve diğer gemiler bağlamak güveniyor. Bu tür uygulamalar için bant frekans aralığı normal yayın radyo tarafından istihdam farklı, yetkisiz kullanıcılar tarafından yakalanma şansı çok düşüktür işletmeleridir.

VHF telsiz pek çok standart ses eğlence ekipmanları çoğu yelken gemileri ve askeri araç ve ekipmanları bulunabilir daha sofistike cihazlar bulunmuştur basit alıcılar arasında değişir. gönderme ve ses iletişimi alma güvenilir bir formu olarak, VHF radyo çevrede uzun yıllar olması muhtemeldir.

PMR TELSİZ NEDİR?         

Türkiye pazarında da özellikle güvenlik firmalarının rağbet ettiği PMR el telsizi artık bir çok alanda da kendini göstermeye ve adından söz ettirmeye başladı. Basit kullanılabilirlikleri yanında gelişmiş bir çok özellikleri ile göz doldurmaları ve özellikle de herhangi bir ruhsat veya belge gerekmeden satın alınabilmeleri ana etken olarak öne çıkmaktadır.

Benzer nedenlerle oldukça şirin PMR telsizleri özellikle amatör telsizci olmayan arkadaşımızda merak uyandırmaktadır. Bu yazımızda PMR konusuna biraz olsun ışık tutmak istedim. Nedir, ne değildir? Hangi marka tercih edilmeli, özellikleri ne olmalı bu sorulara cevap arayacağız.


PMR nedir?

PMR 446 kelimesi bir kısaltma olarak  “Private Mobil Radyo” kelimelerinin baş harflerini temsil etmektedir. Bir anlamda özel taşınabilir el telsizi de diyebiliriz. Genellikle PMR kelimesinin yanında kullanılan 446 sayısı ise bu el telsizlerinin belli ve sınırlı bir  frekans aralığını (446.000 - 446.100 MHz.) kullandıkları içindir. Bu telsizler bulundukları ülkede izin verilmiş frekans ve güçlerde gönderme yapabilen, amatör telsizcilerin kullandığı el telsizlerle kıyaslandığında görece kısa mesafe erişimli ve sadece ses haberleşmesine yönelik olan alçak güçlü telsiz cihazlarıdır. Çok sayıda kullanıcı frekans bandını ortak kullanmaktadır. Görüşmelerin dar bir frekans aralığında bulunması ve 8 ana kanalın alt kanallara bölünmesiyle kullanıldığından bazen konuşmalar başka bir kanala da sarkması mümkündür.

Her ne kadar amatörler bu konuya uzak kalmış gibi görünse de özellikle çocuklar tarafından kullanılmaları durumunda, amatör telsizciliğe özenti ve eğitici olmaları açısından bana göre önemli olup,  bir anlamda ilk basamak teşkil edebilirler.

PMR kullanmak için lisans gerekli midir?

Hayır, Türkiye’de PMR kullanmak için herhangi bir ruhsat gerekmemektedir. PMR’lar, birçok Avrupa ülkesinde serbest olarak kullanılmakta ve Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü (ETSI 300 296) spesifikasyonlarına uygun olarak üretilmekte olup, ülkemizde "T.C. Telekomünikasyon Kurumu Onaylı"dır. Ancak, Avrupa dışında kullanılmakta olan (Amerika, Kanada, Yeni Zelanda, ve Güney Afrika) telsizler ülkemizde satışı yapılan PMR telsizlerle aynı gibi gözükse de, bunlar değişik frekans ve kanallarda çalışmakta olup, Türkiye'de satışı ve kullanımı kanunen yasaktır.

Türkiye’de kullanılmasına müsaade edilen bu maksatlı telsizlerin hepsi PMR sınıfındaki telsizlerdir ve  çıkış gücü 500 mW olanların ithalatına yasal olarak müsaade edilmektedir. Bunlar T.C Telekomünikasyon Kurumu ’nun TGM-STK-001 yönetmeliğine uygun olarak UHF 446 MHz. frekans bandında çalışan modeller olarak sınırlandırılmışlardır. (Detaylı bilgi için bakınız KET Yönetmeliği)

PMR görüşme mesafesi ve bunu etkileyen faktörler nelerdir?

Bir telsizin görüşme mesafesi için çıkış gücü, anteni veya diğer özellikleri olarak sınırlamak mümkün değildir. Engeller, manyetik alanlar, ufki görüş açısı veya yüksekliği gibi bir çok etken bunda parametreleri değiştirmektedir. 500 mW'lık bir telsizin menzili ise coğrafi koşullara bağlı olarak en iyi 3-5 km.'dir. Şehir dışı düzlük yollarda 2-3 Km. mesafede diğer araçtaki arkadaşınız ile de konuşabilirsiniz. Şehir içersinde, bina, mesken ve engellerin yoğunluğuna göre mesafe 500-1.000 metre arasında mesafelerde değişlik göstermektedir.

Daha uzak mesafelerle iletişim için çatı/harici anten kullanabilir miyim?

Ülkemizde kullanımına izin verilen cihazlara ait antenler cihaz üzerinde orijinal anteni ile gelmektedir. Diğer yandan yönetmelikte de cihazın antenleri tümleşik olarak tanımlanarak belli bir standarda bağlanmıştır. O nedenle ek kablo veya harici anten ile uzatma, ilave gibi hususlar uygun değildir.

Kullanım alanları nelerdir?

Hytera Markasının Türkiye tek yetkili dağıtıcısı İdeal Elektronik’in  piyasaya sunduğu gelişmiş özelliklere sahip, hafif ve aynı zamanda küçük boyutlu PMR el telsizlerinin kullanım yerlerinden bazıları şunlardır.

*  İnşaat Şantiyeleri     
*  Çeşitli bina içi kullanımlar
*  Çeşitli fuar, konferans, müsabaka organizasyonları         
*  Siteler
*  Okullar, kreşler
*  Spor salonları, sahalar
*  Oteller, tatil köyleri
*  Otopark işletmeleri
*  Süpermarket çalışanları
*  Arama-Kurtarma Grupları
*  Ambarlar
*  Bilardo, bowling vb. oyun salonları
*  Lokantalar
*  Asansör firmaları
*  Çeşitli fabrika içi kullanımlar
*  Gece klüpleri, barlar
*  Harita / Kadastro hizmetleri
*  Doğa yürüyüşleri sırasında gruplar arası haberleşme
*  Alışveriş merkezinde, spor karşılaşmalarında aile veya arkadaşlarınızla irtibat kurmak
*  Bir binanın ayrı katları arasında iletişim sağlamak
*  Başka bir arabada seyahat eden arkadaşlar ile irtibat kurmak
*  Parka giden çocuğunuzla iletişim kurmak
*  Yazlık veya bahçeli evlerde iletişim kurmak
*  Her türlü hobisel faaliyet (Modelcilik, yürüyüş , balıkçılık, kamp, bisiklet-motosiklet, paraşüt, kayak)

Bu el telsizlerinin genel özellikleri nelerdir?

Öncelikle belirtmek isterim ki bu özelliklerin tümü her marka ve modelce standart değildir. Almadan önce kontrol etmeli ve satıcıya danışmalısınız. Ülkemizde de satışı yapılan PMR 446 tip el telsizlerinde belirgin özellikler şunlardır. Kullanım alanınıza en uygun özellikleri taşıyan model ve markayı tercih edebilirsiniz.

*  Modülasyon tipleri : FM (F3E)
*  Ortalama 200-250 Gr. ağırlık
*  (12dB SINAD) : 0.158µV duyarlılık
*  38 (67.0-250.3Hz) CTCSS ton frekansı
*  ±2.5kHz, ±5.6ppm frekans kararlılığı
*  12.5kHz/20 kHz/25 kHz kanal aralığı
*  Titreşimli uyarı (vibration)
*  Bebek telsizi olarak kullanım
*  Aynı anda iki kanal takibi (dual RX)
*  Dahili görüşme (Intercom)
*  Kanal ve frekans tarama (scan channel / freq)
*  Sesle iletime geçme (VOX), bir çok modelde WOX seviyesi seçilebilir şekildedir.
*  Toz koruma ve suya dayanıklılık
*  Otomatik güç tasarrufu (auto power safe)
*  Otomatik kapanma (auto power off )
*  Tuş kilidi (key lock)
*  Harici kulaklık-mikrofon girişi (ear-mic)
*  Çağrı uyarısı (call)
*  Anlaşıldı doğrulama sinyali (roger beep tone)
*  Tuşlama tonu
*  CTCSS ve DSC özelliği
*  Suya dayanıklılık (JIS Grade 4)
*  FM radyo

PMR tercihimde hangi markayı tercih etmeliyim?

Bu konu tamamen sizin tercihinize kalmakla birlikte, kullanım alanınızda gerek duyduğunuz özellikleri tercih ettiğiniz markanın karşılayıp karşılamadığı ile orantılıdır. Ucuz veya pahalı ya da çok fonksiyonel bir PMR telsiz seçimi elbette doğru bir karar değildir. Satın almadan önce yaygın servis ağı, servis  özellikleri gibi bilgilerin de araştırılması gerekir.

Batarya ve kullanım durumları nedir?

Muhtemelen bir cep telefonunuz vardır.  Kullanım durumunuza göre nasıl şarj durumu değişiklik arz ediyorsa bunda da aynı benzerlik söz konusudur. Çok gönderme yapmanız, veya almada uzun süre açık tutmanız, vibrasyon, VOX, otomatik güç koruma özelliklerinin aktif olup olmaması kullanım sürenizi değiştirecektir. Modeller büyüklüklerine göre genellikle 2-4 pil arasında değişiklik arz etmektedir. Hyt 446s el telsizinde  bu değer ortalama 16 saattir ( % 5 Gönderme / % 5 Alma / % 90 Bekleme). Her halükarda aktif bir kullanıcı olacak seniz en azından acil durumlarda kullanılmak üzere yanınızda yedek batarya/pil bulundurmaya özen gösterin.

Bakım gerekir mi, nasıl yapabilirim, nelere dikkat etmem gerekir?

Tüm kullandığınız diğer elektronik cihazlar gibi telsizler de nispeten narin cihazlardır. Etiketinde su geçirmez yazsa da uzun süreli kullanım kastedilmemektedir. O nedenle siz yine de telsizinizi ısı, ekranlarını doğrudan güneş ışınına karşı korumalısınız. Mümkünse bir taşıma veya bel klipsi kılıfı ile kullanmanız durumunda düşürme vb. gibi nedenlerle hasar görmesini en aza indirmiş olursunuz.

Temizlik ve bakımda ilk kural telsizinizin kapalı halde bulunması ve mümkün ise bataryasının çıkarılmış olmasıdır. PMR el telsizinizi temizlemek için asla alkol, sprey/sıvı deterjan veya bunlara benzer temizlik maddeleri ya da asit  ihtiva eden maddeler kullanmayınız. Aksi kullanımlarda bu maddeler telsizinizin kasasına veya içine sızdığında elektronik devrelere zarar vermektedir. Bu tür uygulamalar da bir çok kez garanti kapsamı dışında tutulmaktadır. En uygun temizlik hafif nemli bir bez ile yüzey temizliğini yapmak ve akabinde kurulamaktır.

Yağmurlu havalarda veya bakım esnasında telsizinizin üzerinde bulunan çeşitli konnektör (mikrofon, harici anten, kulaklık, şarj vb) kapakçıklarının kapalı olmasına özen göstermeyi de unutmamalısınız.

Telsizlerin önemli parçalarından bir tanesinin antenleri olduğundan hareketle bu parçalara özen göstermelisiniz. Antenden tutarak taşımak, gereksiz zorlama ve bükmeler antene zarar verebildiği gibi alma ve gönderme hassasiyetinizde de önemli kayıplara neden olacaktır. Yine antenlerin yerinden çıkarılarak bilinçsizce yapılan veya uygun olmayan harici anten uygulamaları da konnektöre zarar verebileceği gibi çıkış katı devre elemanlarına da zarar vermeniz olasıdır. Bir çok kişi daha uzun antenin daha iyi kazanç sağlayacağını düşünse de aslında bu çok yanlış bir düşüncedir. Bu tür profesyonel firmalarca üretilen telsizlerin antenleri o cihazla en uygun şekilde çalışacak, en uygun gönderme ve alma kararlılığı sağlayacak şekilde belli bir matematiksel formüle göre dizayn edilmişlerdir.

Bir PMR el telsizi aldığınızda ve tabiri caizse kibar kullandığınızda cihazınız olmasa da bir süre sonra batarya veya pillerle sorun yaşayacağınız kaçınılmazdır. Bununla ilgili yapabileceğiniz birkaç püf noktasına da değinerek bu konuyu tamamlayalım.

Her zaman size verilen orijinal şarj aletini ve tavsiye edilen pil/bataryayı kullanmaya özen gösterin.

İlk aldığınızda heyecanınızı frenleyerek kullanım kılavuzunda yazılı ilk şarj sürelerine uyun (Muhtemelen bu süre 12-16 saat arasındadır). Daha kısa sürede dolu ikazı verse de fişten çıkarmayın veya çıkarıp yeniden takmayın. Daha sonraki kullanımlarda ise “doldu” ikazı aldığınızda daha fazla tutmayın ve mümkün olduğunca pil/bataryalarınızı tam bitirerek yeniden şarja takmaya özen gösterin. Zaten zaman içinde kullanım durumunuza göre kendinizi muhtemel şarj zamanına göre ayarlayabilirsiniz. Eğer varsa yedek pil ya da batarya bulundurmanız acil durumlar için sıhhatli olacaktır. Batarya veya pillerinizi kullanmamış olsanız bile haftada bir şarj etmeyi unutmayın.

- Aşırı soğuk ya da sıcakta bulundurmayın. Çok soğuk bir ortamdan oda ısısına geçtiğinizde veya aşırı soğuk ortamda her zaman aynı gücü alamayacağınızı unutmayın. Çok soğuk bir ortamdan oda ısısına geçtiğinizde bir süre bekleyin ve cihazınızı öyle çalıştırın.

- Bataryalarınızın veya pillerinizin evladiyelik olmadığını ve en iyi ihtimalle 1-2 yılda bir değiştirmeniz gerektiğini unutmayın.

- Hani yeni bir şey aldığımızda içinde ne var diye kurcalamaya pek meraklıyızdır ya, siz zahmet etmeyin diye ben bir PMR'ın içini gösteren bir resmi de her ihtimale karşı ekleyeyim dedim. Sizin de gördüğünüz üzere pek kurcalanacak bir tarafı yok. Cihazın kapağını açmanız da garanti kapsamını ihlal olabilir.

Mobil olarak bir araçta veya motosiklette kullanılabilir mi?

Evet kullanılabilir. Motosiklet gibi özel kullanımlar için çeşitli firmalar özel donanımlar geliştirmişlerdir. Bu sayede kaska monte edilerek rüzgar sesinden etkilenmeden veya ellerinizi kullanmadan da VOX özelliği ile gerek haberleşme ve gerekse dahili haberleşme yapmak mümkündür. Bu tür kullanımlarda mikrofon üzerindeki sünger doku nispeten de olsa rahatsız edici rüzgar sesini engellemektedir. Mobil uygulamalar için bir çok ek donanım biraz pahalı da olsa daha profesyonel yaklaşımlar sergilemektedir. Intercom gibi kablolu dahili grüşmelerde kablo karmaşıklığının önüne geçilmesi için kablosuz sistemler (Bluetooth özellikli) mevcuttur.

Bilgisayar, GPS veya paket radyo ve diğer birimler ile uygulama geliştirilebilir mi?

Bilgisayarınızın ses kartı kullanılarak PMR ile bir takım uygulamalar geliştirilebilir. Örneğin PMR el telsizleri ile paket radyo çalıştırılabilir ya da e-QSO software vers. 3.0 gibi yazılımlarla ve yine ses kartı veya küçük arabirimler ile PMR el telsizleri bilgisayar İnternet bağlantısını kullanarak dünyadaki diğer PMR telsizler ile görüştürebilirsiniz. Ancak hemen belirteyim, ülkemizde henüz bu tür “Link Sistemi” kurarak çalıştırmak ya da data haberleşmesinde mümkün değildir.

Bunların yanında ses ve mikrofon girişleri kullanılarak çeşitli çevre birimleri (müzik çalarlar, walkman, discman vb.) gibi bağlanması veya gerekli alt yapı/tekrarlayıcılar mümkün olduğunda GPS uygulamaları da geliştirmek mümkündür. PMR kullanarak araba alarmı yapanlar bile mevcuttur. 

Müzik yayını yapılabilir mi? Ya da cep telefonu , MP3 çalar gibi çevre aygıtları bağlanabilir mi?

Etik olarak bir telsizden müzik yayını yapılması uygun değildir. Amatör telsizcilikte bu konu yasaklanmakla birlikte PMR da böyle bir yasaklama bulunmamaktadır.  Ancak bir yasağın bulunmaması onun genel ahlak ve etik kurallarınca yapılmaması anlamına da gelmemektedir.  Gerek müzik yayını yapmakla veya gereksiz kanal frekansını uzun süre işgal belki de acil bir haberleşme ihtiyacı olan başkalarının da haberleşmesini engellemiş olabilirsiniz. Haberleşme bir ihtiyaç olduğuna göre herkesin buna özen ve saygı göstermesi gereklidir.

Telsizin yaydığı radyasyon zararlı mıdır?

Radyasyon kelimesi bile başlı başına ürkütücüdür. Bunun altında yatan sebeplerden birisi de şüphesiz neredeyse bu kelime ile özdeşleşmiş bazı hastalıklardır. Evinizdeki bir lambanın, TV ya da bilgisayar monitörünün ya da iş yerinizdeki bir fotokopi makinesinin bile belli oranlarda radyasyon yaydığı düşünülürse PMR telsizlerde böyle bir şey söz konusu değildir demek pek de akla mantığa uygun düşmeyecektir. Radyasyon konusuna değinildiğinde çeşitli kuramlar ve etki mesafeleri öne sürülmektedir. Bu açıdan baktığınızda sanırız cep telefonları ilk sıralara girmektedir, çünkü doğrudan baş bölgesine dayalı olarak kullanılmaktadır. Oysa bir el telsizi ona göre nispeten belli bir uzaklıkta ve kısa aralıklarla kullanılmaktadır. Bir cep telefonunun 2 Watt’lık çıkışı ile bir amatör el telsizinin 5 Watt veya bir PMR’ın 0,5 Watt gibi çıkışları elbette aynı değildir ancak burada bu konuya daha fazla dalarak kafanızı karıştırmak istemem.



Yarım Watt’lık PMR’ın anteninden yayılan belli miktarda ve görece düşük radyasyon için elbette bu şirin şeyleri kullanmaktan vazgeçecek değiliz. Ancak radyasyon da sonuçta bir vitamin değildir, bilinçli kullanıcı olmak hem sizi hem de çevrenizi koruyucudur.

 

2.5.2017

Diğer Haberler

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.